Kızım üniversitede sevgili yaptı ve bana söyledi, sonra verdiğim tek cevap aramızdaki her şeyi değiştirdi

Çocuğunuz dün ilkokula başladı, bugün üniversite diplomasını aldı. Daha geçen gün bisiklet sürmeyi öğreniyordu, şimdi karşınızda hayatının en kritik kararlarını veren bir genç yetişkin duruyor. Bu hızlı dönüşüm karşısında kendinizi çaresiz hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Türkiye’deki birçok ebeveyn, 18-25 yaş arası çocuklarının yaşadığı büyük geçişlerde nasıl bir rol üstleneceğini tam olarak kestiremeden, adeta köprüsüz bir ırmağın kıyısında bekliyor.

Rehber mi, Yönetici mi? Denge Çizgisinin İnce Ayarı

Genç yetişkinlik döneminde en büyük yanılgı, ebeveynlerin kendilerini hâlâ çocukluk dönemindeki gibi konumlandırmasıdır. Psikolog Jeffrey Jensen Arnett’in tanımladığı beliren yetişkinlik evresi, 18-25 yaş arası gençlerin ne tam bağımsızlık ne de tam bağımlılık yaşadığı bir dönemdir. Bu belirsizlik, hem gençleri hem de ebeveynleri zorlayan bir gri alanı oluşturur.

Üniversite tercihi yapan çocuğunuza “Sen ne istiyorsun?” diye sormak yerine “Bence şu bölümü seçmelisin” demek, bu dönemdeki en yaygın hatalardan biridir. Araştırmalar, özerk karar verme fırsatları verilen ergen ve genç yetişkinlerin özgüven ve problem çözme becerilerinde artış yaşadığını göstermektedir. Sizin göreviniz artık karar vermek değil, karar verme sürecine ışık tutmaktır.

Danışman Ebeveyn Modeli Nasıl Çalışır?

Büyükannelerimiz “Çocuk büyür, kafa büyümez” derdi. Ancak modern psikoloji tam tersini söylüyor: Kafa büyümesi için alan açmalıyız. Danışman ebeveyn modelinde, sorular emirlerden güçlüdür. “İş aramaya başladın mı?” yerine “İş arama sürecinde seni en çok ne heyecanlandırıyor, en çok ne endişelendiriyor?” diye sormak, diyaloğu emirden işbirliğine dönüştürür.

Bu yaklaşımın pratikteki karşılığı somut ve uygulanabilir: Çocuğunuz ilk işine başlayacaksa, ofis kıyafetlerini sizin seçmeniz yerine birlikte alışverişe çıkıp seçenekleri değerlendirmek; ilişki sorunlarını yaşıyorsa hemen fikir beyan etmek yerine “Bu durumda kendini nasıl hissediyorsun?” diye açık uçlu sorular yöneltmek. Fark küçük gibi görünebilir, ama uzun vadede özerklik gelişiminde devasa bir etki yaratır.

Başarısızlık Korkusu: Ebeveynlerin Gizli Düşmanı

Çocuğunuzun yanlış iş seçeceğinden, yanlış kişiyle birlikte olacağından, yanlış şehre taşınacağından korkmanız son derece doğaldır. Ancak bu korku, kontrolcü davranışlara dönüştüğünde gerçek problem başlar. Helikopter ebeveyn terimi, aşırı müdahaleci ebeveynleri tanımlamak için 1969’dan beri kullanılır ve gençlerin bağımsızlık gelişimini engellediği gözlemlenmiştir.

Klinik psikolog Wendy Mogel’in çalışmaları, aşırı korunan gençlerin iş hayatında dayanıklılık konusunda ciddi eksiklikler yaşadığını ortaya koyuyor. İlk işinde küçük bir eleştiri alan genç, ailesinin her zorluğu önünden kaldırdığı bir ortamda büyümüşse, bu durumla başa çıkma mekanizmalarını geliştirmemiş olur.

Güvenli Ağ, Sıkı Kafes Değil

Buradaki altın kural şudur: Güvenlik ağı olmak, kafes olmaktan farklıdır. Çocuğunuz yeni bir şehre taşınıyorsa, “Orası çok uzak, gitme” demek yerine “Sana ne zaman destek gerekirse bir telefon kadar yakınım” mesajını vermek, hem bağımsızlığını destekler hem de güven duygusunu pekiştirir.

Pratik bir örnek: Çocuğunuz finansal kriz yaşıyorsa, hemen hesabına para göndermek yerine bütçe planlaması konusunda birlikte oturup çalışmak, kısa vadede zorlu gözükse de uzun vadede paha biçilemez bir beceri kazandırır. Klinik psikolog Madeline Levine’in belirttiği gibi, en iyi hediyemiz onları sürekli kurtarmak değil, kendilerini kurtarabileceklerini göstermektir.

İlişkiler ve Duygusal Bağımsızlık Paradoksu

Genç yetişkinlerin romantik ilişkileri, ebeveynler için özellikle kaygan bir zemin oluşturur. Çocuğunuzun partneri hakkında görüşlerinizi açıkça paylaşmak, çoğu zaman geri teper ve ilişkinizi zedeler. Ancak tamamen sessiz kalmak da yalnızlık hissi yaratabilir.

Buradaki ince çizgi, dinleyen ama yargılamayan bir varlık olmaktır. Araştırmalar, ebeveynleriyle açık ve destekleyici iletişim kurabilen gençlerin ilişki sorunlarında daha sağlıklı kararlar aldığını gösteriyor. Ancak bu iletişim, eleştiri bombardımanı değil, empatik dinleme üzerine kurulu olmalıdır.

Soru Sorma Sanatının Önemi

Çocuğunuz yeni birisiyle çıkmaya başladığında “Bu kişi sana yeterince değer veriyor mu?” sorusu, “Ne iş yapıyor?” sorusundan çok daha değerlidir. İlki, çocuğunuzu ilişkisinde kritik düşünmeye yönlendirir; ikincisi ise sizi maddi statü odaklı biri olarak konumlandırır.

Unutmayın: Genç yetişkinler, tavsiyeden çok anlaşılmaya ihtiyaç duyar. “Yerinde olsam ben…” cümleleri yerine “Senin bu konudaki düşüncen ne?” soruları, çocuğunuzla aranızdaki köprüleri güçlendirir.

Büyükanne ve Büyükbabaların Değişen Rolü

Torunlar üniversiteye gittiğinde, büyükanne ve büyükbabaların rolü de dönüşüme uğrar. Eskiden düzenli görüşülen, hafta sonu kahvaltılarına gelinen figürden, semestirde bir görüşülen uzak akrabaya dönüşmek, birçok büyük ebeveyn için acı vericidir.

Ancak teknolojinin sunduğu imkanlar, bu mesafeyi kapatmada devrim yaratabilir. Düzenli video görüşmeler, WhatsApp üzerinden paylaşılan günlük anlar, torunların hayatında var olmanın yeni yollarıdır. Aile araştırmaları, büyükanne ve büyükbabaların torunlarının ilgi alanlarına gösterdiği ilginin bağları güçlendirdiğini doğrular. Üniversitede grafik tasarım okuyan torunuz varsa, onun projelerine samimi ilgi göstermek, bağı canlı tutar.

Üç Kuşak Arasındaki Köprü

İlginç bir dinamik de şudur: Büyükanne ve büyükbabalar, genç yetişkin torunlarla ebeveynler arasında arabulucu rol üstlenebilir. Genç, annesine söyleyemediği bir şeyi ninesine açabilir. Burada büyük ebeveynlerin sorumluluğu, gizliliği korumak ama yeri geldiğinde nesiller arası diyaloğu kolaylaştırmaktır.

18-25 yaş arası çocuğunuza nasıl bir ebeveyn oluyorsunuz?
Danışman rehber
Helikopter ebeveyn
Uzaktan gözlemci
Arkadaş gibi
Klasik otorite

Maddi Destek ve Bağımsızlık Çelişkisi

Türkiye’deki ekonomik koşullar, genç yetişkinlerin bağımsızlaşmasını zorlaştırıyor. Birçok aile, çocuklarını 25-30 yaşına kadar maddi olarak desteklemek durumunda kalıyor. Bu durum, hem ebeveynlerde suçluluk hem de gençlerde bağımlılık hissi yaratabilir.

Finansal danışmanlar, net sınırlar çizilmesini öneriyor: Hangi harcamaları karşılayacaksınız, hangilerini karşılamayacaksınız? Çocuğunuz ilk maaşını aldığında katkı bekliyor musunuz? Bu konuşmaların erkenden, açık ve net yapılması, ileride yaşanacak anlaşmazlıkları önler.

Kendi Geçmişinizle Barışmak

Sizin gençliğinizde işlerin nasıl yürüdüğü, bugünle karşılaştırıldığında çoğu zaman işlevsiz kalır. “Benim zamanımda böyle değildi” cümlesi, nesiller arası kopuşun başlangıç noktasıdır. Günümüzün iş piyasası, ilişki dinamikleri ve toplumsal beklentileri, sizin gençliğinizden kökten farklıdır.

Bu gerçeği kabullenmek, daha esnek ve anlayışlı bir ebeveyn olmanın ilk adımıdır. Çocuğunuz freelance çalışmayı seçtiyse, sizin klasik iş anlayışınızla onu yargılamak yerine bu yeni çalışma modelini anlamaya çalışmak, karşılıklı saygıyı güçlendirir.

Büyümek, yalnızca çocuklar için değil, ebeveynler için de süregiden bir yolculuktur. Her geçiş dönemi, ilişkinizi yeniden tanımlama fırsatıdır. Gençliğin belirsizlikleriyle dolu bu yıllar, bazen sabır testi gibi gelse de, doğru yaklaşımla hayatınızın en anlamlı bağlarını kurabileceğiniz bir zemin sunar. Unutmayın: Onlar artık çocuk değil, ama sizin çocuğunuz olmayı da asla bırakmayacaklar. Bu ikisini birlikte taşıyabilmek, modern ebeveynliğin en büyük başarısıdır.

Yorum yapın