Çocuğunuza aldığınız o vitaminli atıştırmalık tam bir tuzak olabilir, peki nasıl anlayacaksınız

Süpermarket raflarında şekerleme bölümünde dolaşırken karşınıza çıkan vitaminli, lifli, doğal veya enerji veren etiketler sizi de yanıltıyor olabilir. Şeker oranı yüksek bir ürünün sağlıklı görünmesi için üreticilerin kullandığı pazarlama taktikleri, bilinçli karar vermeyi zorlaştırıyor. Özellikle çocuklu ailelerin hedef alındığı bu stratejiler, gerçek besin değerini gölgede bırakarak satın alma kararlarını manipüle ediyor.

Ambalajdaki Yeşil Renk Her Zaman Sağlığı Garanti Etmiyor

Şekerleme ürünlerinin ambalajlarında kullanılan yeşil tonlar, doğa görselleri ve organik çağrışımlı tasarımlar, ürünün sağlıklı olduğu izlenimini yaratmak için bilinçli olarak tercih edilebiliyor. Renkler ve sağlık çağrışımlı görsellerin, tüketicinin ürünü daha sağlıklı algılamasına yol açtığı, gıda pazarlaması literatüründe gösterilmiş durumda.

Etiketin arka yüzünde yer alan besin değerleri tablosuna baktığınızda, 100 gramda 50 gramdan fazla serbest şeker içeren ürünlerle karşılaşabilirsiniz. Bu miktarlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün serbest şeker için önerdiği günlük üst sınırın üzerindedir. Dünya Sağlık Örgütü, serbest şeker tüketiminin günlük toplam enerjinin en fazla yüzde 10’u ile sınırlandırılmasını, mümkünse yüzde 5’in altına indirilmesini önermektedir. Ortalama bir yetişkin için bu, günde kabaca en fazla 25-50 gram serbest şeker anlamına gelir.

Ambalaj tasarımındaki meyve görselleri de yanıltıcı olabiliyor. Çeşitli ülkelerde yapılan incelemelerde, ambalajında büyük meyve görselleri bulunan ürünlerin önemli bir kısmında gerçek meyve içeriğinin yüzde 5’in altında olduğu, buna karşın şeker içeriğinin yüksek olduğu gösterilmiştir. Yasal sınırlar içinde kalınsa bile, bu tür görseller tüketicinin ürünü gerçekte olduğundan daha meyveli ve sağlıklı algılamasına neden olur.

Vitamin İlavesi Şekeri Yok Etmiyor

Bazı şekerleme ürünleri C vitamini içerir veya kalsiyum kaynağı gibi ifadelerle pazarlanıyor. Bu bilgiler teknik olarak doğru olabilir; ancak toplam beslenme bağlamını yansıtmaz. Serbest şeker alımını artıran ürünlere vitamin eklenmesinin, yüksek şeker tüketiminin olumsuz sağlık etkilerini ortadan kaldırmadığı beslenme kılavuzlarında açıkça vurgulanmaktadır.

Bir üründe günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 15’inin bulunması, aynı üründeki 30 gram civarındaki serbest şeker yükünü dengelemez. Yüksek şeker tüketimi obezite, tip 2 diyabet ve diş çürüğü riskini artırmaktadır. C vitamini gibi mikronutrientlerin meyve ve sebzelerden alınması, beraberinde lif ve diğer faydalı bileşenleri de getirdiği için beslenme açısından daha üstündür.

Özellikle çocuklara yönelik şekerlemelerde vitamin ilavesi yapılması, ebeveynlerin en azından vitamin alıyor düşüncesiyle ürünü satın almasına neden olabiliyor. Benzer vitamin miktarını bir portakal, çilek veya sebzelerden almak, hem lif hem fitokimyasal içeriği nedeniyle daha besleyicidir ve ilave şeker yükü içermez. Vitamin ilavesi, bir şekerlemeyi besleyici bir gıda kategorisine taşımaz; genellikle sağlık çağrışımlı bir pazarlama unsuru olarak kalır.

Doğal Tatlandırıcı İfadesi Kandırıcı Olabiliyor

Beyaz şeker yerine kullanılan bal, hurma özü, hindistancevizi şekeri veya meyve konsantresi gibi alternatifler, doğal tatlandırıcı başlığı altında daha sağlıklı seçeneklermiş gibi sunuluyor. Metabolik açıdan bakıldığında, bu ürünlerin önemli bir kısmı yine glukoz ve fruktoz karışımından oluşan serbest şeker kaynaklarıdır.

Karaciğerin fruktozu metabolize etme biçimi, kaynağa göre temelde farklı değildir. Fruktozun serbest şeker formunda, yüksek miktarlarda alınması, kaynağı bal mı, beyaz şeker mi, mısır şurubu mu olursa olsun benzer metabolik yollardan geçer. Bal ve benzeri ürünler, çok küçük miktarlarda bazı mineral ve biyoaktif bileşenler içerse de, şekerleme ürünlerinde kullanılan tipik miktarlar açısından bu fark beslenme rehberlerine göre ihmal edilebilir düzeydedir.

Tüketici olarak doğal ifadesinden ziyade, etiketteki toplam şeker veya serbest şeker miktarına odaklanmak daha anlamlıdır.

Porsiyonların Küçültülmesi Oyunu

Besin değerleri tablosunda dikkat edilmesi gereken bir başka nokta da porsiyon büyüklüğü. Pek çok ülkede yapılan denetim ve incelemelerde, üreticilerin besin değerlerini olduğundan daha küçük porsiyonlar üzerinden verdiklerinde, ürünün şeker ve kalori içeriğinin olduğundan düşük algılandığı gösterilmiştir.

Bir çikolata ürününün tamamı 50 gram olmasına rağmen, etiket üzerindeki bilgiler 20 gramlık porsiyon için yazılmış olabilir. Tüketici ürünü tamamen tükettiğinde aldığı şeker ve kalori miktarı, etikette porsiyon başına gördüğünün iki hatta üç katına çıkabilir. Satın alma kararı vermeden önce, porsiyon tanımının ne olduğuna ve kendi gerçekçi tüketim miktarınıza göre hesaplama yapmaya dikkat etmek faydalıdır.

Şekersiz ve Yağsız İddiaları Dikkatle İncelenmeli

Şekersiz etiketli şekerlemelerde genellikle polioller veya düşük kalorili tatlandırıcılar kullanılır. Bu tatlandırıcıların büyük kısmı, mevcut güvenlik değerlendirmelerine göre kabul edilebilir günlük alım düzeyleri içinde tüketildiğinde güvenli kabul edilmektedir. Ancak özellikle şeker alkolleri yüksek miktarda alındığında bazı kişilerde gaz, şişkinlik ve laksatif etkiye neden olabilir.

Yağsız veya düşük yağlı ürünlerde, lezzeti korumak için kimi zaman şeker oranının artırıldığı gösterilmiştir. Düşük yağlı olduğunu belirten etiketlerin, tüketicide daha sağlıklı algısı yaratıp daha büyük porsiyon tüketimine yol açabildiği de bilinmektedir. Bir besinde bir makro besin öğesinin azaltılması, tek başına sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Toplam kalori, işlenme derecesi, lif ve besin yoğunluğu birlikte değerlendirilmelidir.

Organik Sertifikası Şeker Miktarını Değiştirmiyor

Organik üretim, sentetik pestisit ve bazı kimyasalların kullanımını sınırlandırdığı için çevresel ve belirli açılardan sağlık avantajları sağlayabilir. Ancak organik şekerleme ürünlerinin içerdiği şeker miktarı ve şekerin metabolik etkileri, konvansiyonel muadillerine kıyasla temelde aynıdır. Organik şeker, kimyasal yapı olarak yine sükroz veya diğer serbest şekerlerdir ve enerji değeri aynıdır.

Araştırmalar, organik veya doğal etiketlerinin, tüketicilerin ürünü daha sağlıklı algılamasına ve bazen daha fazla miktarda tüketmesine yol açabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, organik etiketine rağmen tüketim miktarını sınırlamak, özellikle yüksek şekerli ürünlerde önemlidir.

Sağlık İddialarının Yasal Çerçevesi

Türk Gıda Kodeksi ve ilgili mevzuat, gıda ürünlerinde kullanılabilecek beslenme ve sağlık beyanlarını ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Türk Gıda Kodeksi Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği uyarınca, sağlık beyanlarının bilimsel olarak kanıtlanmış olması ve yetkili otoritelerce onaylanmış ifadelerle sınırlı tutulması gerekir.

Bazı üreticiler, doğrudan yasaklanmış veya onaylanmamış sağlık beyanlarını kullanmak yerine, ima yoluyla benzer mesajlar verebilmektedir. Enerji veren, performansı destekleyen veya güne başlamak için ideal gibi ifadeler, teknik olarak belirli bir hastalığı önlediğini iddia etmese de, tüketicide sağlık faydası algısı yaratabilir. Bu tür dolaylı sağlık çağrışımları, pek çok ülkede pazarlama uygulamalarının eleştiri alan noktalarındandır.

Tüketici olarak, aldatıcı veya yanıltıcı bulduğunuz ürünlerle ilgili, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde Tüketici Hakem Heyetleri’ne veya yetkili mercilere başvurma hakkınız vardır. Bireysel şikâyetler, hem kişisel hak arama hem de genel tüketici güvenliğinin geliştirilmesine katkı sağlar.

Bilinçli Tüketici Olmak İçin Pratik Adımlar

Şekerleme alırken yapabileceğiniz birkaç basit kontrol, daha sağlıklı tercihler yapmanıza yardımcı olur:

  • Etiketi mutlaka okuyun ve özellikle 100 gram başına verilen enerji ve şeker değerlerine bakın; bu, ürünleri birbirleriyle karşılaştırmak için en güvenilir temeldir
  • Günlük serbest şeker alımınızı kabaca takip etmeye çalışın; bir ürünün ilk üç içeriği arasında şeker, glikoz şurubu veya fruktoz şurubu varsa, ürünün temel bileşeninin büyük ölçüde serbest şeker olduğu anlaşılabilir
  • Porsiyon büyüklüğüne dikkat edin ve gerçekçi tüketim miktarınıza göre hesaplama yapın
  • Çocuklarınıza şekerleme alacaksanız, pazarlama mesajlarından çok gerçek besin değerlerine odaklanın

Çocuk beslenmesi kılavuzları, ilave şeker tüketiminin sınırlandırılmasını ve meyve, sebze, tam tahıl gibi besin yoğunluğu yüksek gıdaların tercih edilmesini önermektedir. Vitaminli şeker yerine gerçek meyve veya tam tahıllı atıştırmalıklar sunmak, uzun vadede daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmeye yardımcı olur.

Pazarlama Dilini Tanımak Güç Verir

Üreticilerin kullandığı pazarlama dilini tanımak, daha bilinçli karar vermenizi sağlar. Ambalajın ön yüzündeki iddialar ve görsellerden çok, arka yüzündeki besin değerleri tablosu ve içerik listesine güvenmek, beslenme uzmanlarının da önerdiği yaklaşımdır. Sağlıklı beslenme, işlenmemiş veya az işlenmiş gerçek gıdaları uygun miktarlarda tüketmekten geçer; yüksek oranda işlenmiş ürünlerin pazarlama hileleriyle sağlıklı görünmesinden değil.

Rafta duran bir ürünün ambalajındaki yeşil renk, organik sertifika veya vitamin ilavesi, içindeki yüksek şeker miktarını değiştirmiyor. Gerçek beslenme değeri, etiketin arka yüzünde yazıyor ve onu okumak için birkaç saniye ayırmak, uzun vadede sağlığınız için önemli fark yaratabilir.

Şekerleme alırken ilk baktığın şey ne?
Ambalajın yeşil olup olmadığı
Vitamin ilavesi yazısı
Arka yüzdeki şeker miktarı
Organik sertifikası
Doğal tatlandırıcı iddiası

Yorum yapın