Torunlarınız artık yetişkin birer birey haline geldi, ancak siz hâlâ onları koruma içgüdüsüyle hareket ediyorsunuz. Bu doğal bir duygu, çünkü onları küçükken kucağınızda sallarken kurduğunuz bağ bir ömür boyu sürer. Ancak genç yetişkin torunlarla yaşanan kurallar ve sınırlar çatışması, ilişkilerinizi ciddi şekilde zorlayabilir. Büyükanne ve büyükbabalar için en zorlu adımlardan biri, torunlarının artık kendi kararlarını verme hakkına sahip olduğunu içten kabullenmektir. 18-25 yaş arası yeni yetişkinlik dönemi olarak tanımlanan bu süreç, gençlerin kimliklerini şekillendirdikleri kritik bir aşamadır.
Kontrolden Danışmanlığa Geçiş: Rol Değişimini Kabullenme
Bu dönemde yapılan baskı, torunlarınızı sizden uzaklaştırmanın en etkili yoludur. Eve geliş saati konusunda fikir ayrılığı yaşıyorsanız, şunu unutmayın: 22 yaşındaki torunuz artık kendi güvenliğinden sorumlu bir bireydir. Onun yerine “Saat 11’de evde olmalısın” demek yerine, “Geç saatlerde dışarıda olduğunda endişeleniyorum, eve vardığında bana bir mesaj atabilir misin?” gibi bir yaklaşım hem duygularınızı ifade eder hem de özerkliğine saygı gösterir.
Çoğu büyükanne ve büyükbaba, kontrol etme isteğinin aslında sevgiden kaynaklandığını düşünür. Ancak sosyal gerontoloji araştırmaları, aşırı müdahaleci tutumların genç yetişkinlerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini göstermektedir. Torunlarınızın gözünden bakıldığında, sizin “koruma” olarak gördüğünüz davranışlar, onlar tarafından “güvensizlik” ve “saygısızlık” olarak algılanabilir.
Kuşak Çatışmasının Altındaki Gerçek: Sevgi mi, Kontrol mü?
Yaşam tarzı seçimleri konusunda eleştirileriniz var mı? Torunuzun saç kesimi, giyim tarzı veya arkadaş çevresi sizi rahatsız ediyorsa, kendinize şu soruyu sorun: Bu seçimler gerçekten zararlı mı, yoksa sadece benim alışkanlıklarımdan farklı mı? Çoğu zaman rahatsızlığımızın kaynağı, gerçek bir tehlike değil, değerlerimizin sorgulanması hissidir.
İlişkilerde sınırlar karşılıklıdır. Eğer torunlarınızın evinizde kalırken bazı kurallara uymasını bekliyorsanız, bu tamamen meşrudur. Ancak bu kurallar, yetişkin bir misafir için olması gereken saygı çerçevesinde belirlenmelidir. “Benim evimde benim kurallarım geçerli” sözü doğrudur, ancak bu kurallar makul olmalıdır.
Sınırlarınızı Belirlerken Onların Sınırlarına Saygı Gösterin
Örneğin, ortak alanlarda düzen ve temizlik beklentiniz normal bir sınırdır. Ancak torunuzun özel odasına izinsiz girmek, telefonunu kontrol etmek veya mektuplarını okumak, kabul edilemez sınır ihlalleridir. Aile terapistleri, sağlıklı ilişkilerde mahremiyete saygının temel bir unsur olduğunu vurgular.
Evinizde birlikte yaşıyorsanız, bazı pratik uygulamalar ilişkinizi güçlendirebilir. Aile toplantıları düzenlemek, herkesin beklentilerini ve rahatsızlıklarını sakin bir ortamda paylaşabileceği fırsatlar yaratır. Torunuzun kendi alanında mahremiyetine saygı gösterin ve aynı saygıyı sizin için de bekleyin. Mali konularda netlik sağlamak, kimsenin kime ne borcu olduğu ve masrafların nasıl paylaşılacağı gibi konuları açıkça konuşmak gerilimi azaltır. Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz; torunuz bazı şeyleri paylaşmak istemiyorsa bunu kabul edin.
Gelecek Planları: En Hassas Alan
Kariyer seçimleri, evlilik kararları, eğitim yolları… Genç yetişkinlerin hayatındaki bu büyük kararlar, büyükanne ve büyükbabaların en çok müdahale etmek istediği alanlardır. Ancak bu konudaki ısrarınız, torunlarınızın sizinle samimi iletişim kurmasını engelleyen en büyük faktör olabilir.

Torunuz hukuk yerine sanat okumak istiyorsa, evlenmek yerine seyahat etmeyi tercih ediyorsa veya geleneksel bir kariyer yolu yerine girişimciliği seçiyorsa, bunlar onun hayatıdır. Yapabileceğiniz en değerli şey, fikrinizi bir kez nazikçe söylemek ve ardından koşulsuz desteğinizi sunmaktır. Aile desteği alan genç yetişkinler daha başarılı ve mutlu olduğunu gösteren araştırmalar, bu yaklaşımın değerini kanıtlamaktadır.
Danışmanlık Sanatını Öğrenmek
Tavsiye vermek ile dayatmak arasındaki fark, sunuş biçimindedir. “Benim deneyimlerimden şunu öğrendim…” demek ile “Sen kesinlikle şunu yapmalısın” demek arasında büyük fark vardır. Torunlarınız size bir konu hakkında danıştığında bile, çoğu zaman aradıkları şey yanıt değil, dinlenme ve onaylanma hissidir.
Aktif dinleme tekniklerini kullanın: Torunuz size bir sorundan bahsettiğinde, hemen çözüm önerisi sunmak yerine, “Bu durumu yaşamak senin için nasıl bir his?” gibi sorularla onu dinlediğinizi gösterin. Çoğu zaman gençler, sadece dile getirerek kendi çözümlerini bulurlar.
İlişkinizi Kurtarmak İçin Yapabileceğiniz Somut Adımlar
Eğer torunlarınızla aranız gerilmişse, ilişkiyi onarmanın hiçbir zaman geç olmadığını bilin. Ancak bu, ego yapmadan, samimi bir özeleştiri gerektirir.
- Özür dileyebilme cesaretini gösterin: “Senin hayatına çok fazla karıştığımı fark ettim, bunun için özür dilerim” demek, ilişkiyi onarmanın ilk adımıdır.
- Yargısız bir alan yaratın: Torunlarınıza, sizinle konuştuklarında eleştirilmeyeceklerini hissettirin.
- Onların ilgi alanlarına merak gösterin: Torunuzun dünyasını anlamaya çalışın, yargılamadan öğrenin.
- Niteliği niceliğe tercih edin: Her gün telefonda kontrolcü sorular sormak yerine, haftada bir kez kaliteli, samimi bir sohbet daha değerlidir.
Değişen Dünyayı Anlamak
Torunlarınızın yaşadığı dünya, sizin gençliğinizden çok farklı. İş piyasası, ilişki dinamikleri, toplumsal beklentiler ve fırsatlar köklü değişimler geçirdi. Bu değişimleri anlamak, empati kurmanın temelidir. “Bizim zamanımızda…” ile başlayan cümleler, çoğu zaman iletişimi kesen cümlelerdir.
Bunun yerine, “Senin kuşağın için bu nasıl işliyor?” diye sormak, hem öğrenmenizi sağlar hem de torunlarınıza değer verildiğini hissettirir. Nesiller arası araştırmalar, karşılıklı öğrenme temelli ilişkilerin her iki taraf için de zenginleştirici olduğunu göstermektedir.
Büyükanne ve büyükbaba olarak rolünüz, torunlarınızın hayatını kontrol etmek değil, onların güvenli limanı olmaktır. Fırtınalı zamanlarda sığınabilecekleri, yargılanmadan dinlenebilecekleri, koşulsuz sevgi bulabilecekleri bir yer. Bu rolü başarıyla üstlendiğinizde, torunlarınızın sizinle gönüllü olarak daha fazla zaman geçirmek istediğini göreceksiniz. Çünkü artık bir zorunluluk değil, bir güven ve huzur kaynağı olacaksınız.
İçerik Listesi
